| Açtım okudum dalından, yedim doydum balından. |
|
KİTAP
|
| Ağzı var dili yok, yemek yer, su içmez, kuyruğu var at değil, kanadı var kuş değil. |
|
BALIK
|
| Allah yapar yapısını, bıçak açar kapısını. |
|
KARPUZ
|
| Arşın ayaklı, Burma bıyıklı. |
|
TAVŞAN
|
| Attım atmaz, yere batmaz, yeminlidir, yaya gitmez. |
|
GÜNEŞ
|
| Attım beyaz yumağı, tuttum siyah yumağı. |
|
GÜNDÜZ-GECE
|
| Ayağım var yürüyemem, eşyam çoktur sürüyemem, her odada ayaktayım, bilsenize ben neyim? |
|
MASA
|
| Ayvalar sarardımı, gökyüzü karardımı, okullar açılırken, leylek Nil'e vardımı? |
|
SONBAHAR-GÜZ
|
| Az gitti, uz gitti, dere tepe düz gitti, altı ay bir güz gitti uyanınca hep bitti |
|
RÜYA
|
| Bahçede kırda dolaşır, evini sırtında taşır. |
|
KAPLUMBAĞA
|
| Başlatır o heceden, çıkarır hep yüceden, çok oğlu kızı vardır, ne de tatlı sözü vardır |
|
ÖĞRETMEN
|
| Ben beslerim, o süsler. |
|
ÇİÇEK
|
| Ben iki hasretlinin arasında dururum, yüzlerini görmeden onlarla konuşurum. |
|
TELEFON
|
| Bilmece bildirmece, el üstünde kaydırmaca. |
|
SABUN
|
| Bir çuval cevizim var, sayarım tükenmez. |
|
YILDIZ
|
| Bir kovanda bin arı, bini çalışkan arı, balları baldan tatlı, canları candan tatlı. |
|
OKUL VE ÖĞRENCİLER
|
| Bir küçücük kumbara, ekin taşır ambara. |
|
KAŞIK
|
| Bir küçücük kutudur, Bütün dünya yurdudur. |
|
RADYO
|
| Biz biz idik biz idik, yüzbinlerce kız idik, gece oldu dizildik, gün olunca silindik. |
|
YILDIZLAR
|
| Biz onu görürüz, o bizi görmez, o konuşur dinleriz, biz konuşuruz, dinlemez. |
|
TELEVİZYON
|
| Çarşıdan aldım kapkara, evde kızıllaştı maskara. |
|
KÖMÜR
|
| Çarşıdan alınmaz, mendile konulmaz, ondan tatlı şey olmaz. |
|
UYKU
|
| Çın-çınlı hamam, kubbesi tamam, bir gelin aldım, babası imam. |
|
SAAT
|
| Dağdan gelir, taştan gelir, bir kükremiş arslan gelir |
|
SEL
|
| Daldan dala, kırmızı pala. |
|
SİNCAP
|
| Dışı var içi yok, tekme yer suçu yok |
|
TOP
|
| El eker dil biçer. |
|
YAZI
|
| Elsiz ayaksız kuyu kazar |
|
YAĞMUR
|
| Eve bitişik odada, yemek pişer orada. |
|
MUTFAK
|
| Fini fini fincan, içi dolu mercan |
|
NAR
|
| Finişli minişli, elimden uçtu, karşı dağdan su içti. |
|
BULUT
|
| Ham iken tatlı, olmuşu acı. |
|
ÇOCUK
|
| İki camlı pencere, bakıp durur heryere |
|
GÖZLÜK
|
| İki çubuk bir makas, hokkabaz mı hokkabaz. |
|
LEYLEK
|
| İp bağladım sopaya, uçtu gitti tepeye. |
|
UÇURTMA
|
| Kapıyı açar, kapamadan kaçar. |
|
RÜZGAR
|
| Kapkaradır her yanı, günde dağlanır canı. |
|
TENCERE
|
| Kara yorgan örtündü, göz gözü görmez oldu. |
|
GECE
|
| Kışın yatar, yazın kalkar. |
|
SOBA
|
| Küçücük fıçıcık, içi dolu turşucuk |
|
|
| Konuş deyince konuşur, sus deyince susar |
|
RADYO
|
| Mavi atlas, Arşın yetmez, Makas kesmez, Terzi biçmez |
|
GÖKYÜZÜ
|
| Mavi tarla üstünde, beyaz güvercin yürür |
|
YELKENLİ
|
| Nar tanesi, nur tanesi, dünyamızın bir tanesi |
|
AY
|
| Ocak başında kuyu, kuyunun içinde suyu, suyun içinde yılan, yılanın ağzında mercan. |
|
LAMBA
|
| On ay yatar, iki ay kalkar, feneri yakar, etrafa bakar |
|
ATEŞ BÖCEĞİ
|
| Önce dalda oynar, sonra kazanda kaynar, her sabah masamızda, tatlı tatlı şarkı söyler. |
|
REÇEL
|
| Önce yeşildi, sonra kesildi, dumana gömüldü, kiraz kesildi |
|
ODUN
|
| Sağken yerinden ayrılmaz, öldükten sonra gezer. |
|
YAPRAK
|
| Sarı sarı içinde, sarı zarfın içinde, on iki birlik kardeş, birbirinin içinde. |
|
PORTAKAL
|
| Sarıdır sarkar, düşeceğim diye korkar. |
|
AYVA
|
| Sende var bende var, bir kuru dalda var. |
|
İSİM
|
| Sıra sıra odalar, birbirini kovalar |
|
TREN
|
| Sokağa gidiyorken, gözlerim seni arar, hoşgeldin, safa geldin, baş üstünde yerin var. |
|
ŞAPKA
|
| Su üşümüş ben olmuşum, Güneş çıkmış yok olmuşum |
|
BUZ
|
| Şehri var evi yok, nehri var suyu yok, yolu var treni yok. |
|
HARİTA
|
| Şu derenin öte yüzü, beri yüzü, Gümbürcünün küçük kızı, Yayık çalkar harıl gürül. |
|
GÖK GÜRLEMESİ
|
| Takır takır takraba, içindedir akraba, ağzında yokur dişi, her gün yemektir işi, ya erkektir ya dişi, bunu bilir her kişi |
|
BEBEK
|
| Ufacık mermer tası, içinde beyler aşı, pişirirsen aş olur, pişirmezsen kuş olur. |
|
YUMURTA
|
| Üstü çayır, biçilir, Altı çeşme, içilir. |
|
KOYUN
|
| Yarım kaşık, duvara yapışık. |
|
KULAK
|
| Yazın sıvasını yapar, kışın kapısını kapar |
|
KIRLANGIÇ
|
| Yer altında civcivli tavuk. |
|
PATATES
|
| Zenginin elinde, fukaranın dilinde |
|
PARA
|